Açık Arttırmaların Kendiliğinden Oluşan Kuralları

101. DomainBülten‘de açık arttırmaların doğal kurallarından bahsetmiştim. Bu kurallar tabiri caizse bu işin raconunda vardır.

Piyasanın oluşumu, gelişimi ve olgunlaşması bilgi seviyesinin ve bilinçlenmenin artması ile doğru orantılıdır. Bu sebeple AlanAdlari.com olarak hep eğitici-öğretici olmaya çalıştık ve aynı şekilde hareket etmeye devam etmekteyiz.
Aslına bakılırsa açık arttırma kural ihlallerinde kuralların bilinmemesinden ziyade kural ihlali yapanların yüzsüzlüğü söz konusu. Çünkü kural ihlali yapanların çoğu daha önceden bir çok açık arttırmaya katılmış ve kuralları açık ve net şekilde bilmektedirler.

Hangi taraf olunursa olunsun sağlıklı bir platform için bu kurallara uyulmalı,”Bir tanecik işlemden kimse zarar görmez” diye düşünülmemeli kurallara uymayanlara kurallar hatırlatmalı ve hatta bu kişiler ifşa edilmelidir.
Kural ihlali yapan kesimin sayısı henüz çok fazla değil. Fakat artışta. Dur diyen sayısı artmadıkça kural ihlali yapanların sayısı artmakta. Bu artış alan adı piyasasının büyüme hızını olumsuz etkilediği için kural ihlallerine sessiz kalan herkes bu durumdan etkilenmektedir.
Pazarlık yapıp ödeme yapmayanlar ve ödemesi alınmış alan adını devretmeyenler açık arttırma kural ihlali yapanlarla aynı kesim. Bir gün mağduriyet yaşamak istemeyen, bugün kural ihlali yapanları bizimle paylaşmaktan çekiniyorsa dahi en azından çevresiyle paylaşmalı. Kural ihlalini ve yapanları öğrenen sayısı arttıkça kural ihlalleri azalmaktadır. Azala, azalada yok olacaklardır.
Hatta tespitlerimize göre kural ihlallerinden ötürü hiç suçu olmayan, tekrar bir mağduriyet yaşarsa fevri davranarak, öfke ile bir çok açık arttırmaya sahte teklif verebilmektedirler.

1- Açık arttırmada olan bir alan adına açık arttırma esnasında gelen teklif kabul edilemez
Platformda açık arttırmada olan alan adınıza platform dışı bir teklif geldi. Açık arttırma bitmeden alım-satım işlemini aranızda hallettiniz.
Diğer alan adlarınız için potansiyel alıcılarda bunun anlamı: Bu satıcının açık arttırma yoluyla satışa çıkarttığı alan adlarında dikkatli olunmalı. Çünkü açık arttırma bitmesini beklemeden başkasına satabilir.
Bunu not almış katılımcılar sizin bundan sonra açık arttırma yoluyla satışa çıkarttığınız -ve hatta diğer sahibi olduğunuz- alan adlarına ilgi göstermeyecektir. Bununda ötesi; alan ad(lar)ınıza sahte teklif vererek yapılan kural ihlalile kendilerince yanıt verebilmektedirler.
2- Açık arttırmada olan bir alan adına sahibi tarafından ya da sahibinin yönlendirmesiyle tanıdıkları tarafından teklif verilemez.
Platform olarak çoklu üyelikleri, kim kaç kez kimin alan adına açık arttırmada teklif vermiş, tekliflerin artışları ve diğer durumları takip etmekteyiz. Dolayısı ile hangi hesap, hangi hesapla ilişkili ve bu ilişkiden doğan doğal olmayan teklifleri tespit edebilmekteyiz. Şaibeli teklifin taraflarını kayıt altına almakta ve gerekli uyarıları yapmaktayız. Uyarı sonrası aynı hatanın tekrarı halinde uyguladığımız çeşitli yaptırımlar, artık uyarmadan uygulanmaya başlanacaktır.
3- Açık arttırmada olan bir alan adına açık arttırma dışı teklif verilemez
Açık arttırma devam ederken, katılımcılardan birinin platform dışı teklif vermesi ve satan taraf bunu bize bildirmesi ile inceleme başlatmaktayız. İnceleme sonucu kural ihlalini teyit etmemiz durumunda kural ihlali yaptırımlarını uygulamaktayız.
4- Açık arttırmada olan bir alan adı açık arttırma esnasında ne şekilde olursa olsun satılamaz.
Açık arttırma devam ederken platform dışı teklif verildi ve satan taraf kabul etti. Haliyle whois verileri değişecek. Açık arttırma başlangıcından itibaren whois verilerindeki değişiklikleri kontrol ederek kayıt altına almaktayız. Herhangi bir değişiklikte eş zamanlı olarak tarafımıza bilgi gelmektedir. Bu değişikliğin sebebi alan adının satışı ile sahibinin değişmesi ise kural ihlali yaptırımlarını uygulamaktayız.

Sonuç olarak:
Katılımcı, açık arttırmada olan bir alan adını satın almak istiyor ve açık arttırmaya katılmak istemiyorsa ya açık arttırma sonlandıktan sonra teklif vermeli ya da açık arttırma sonrası geçerli olacak bir teklif yapmalıdır.
Satan Taraf, açık arttırma devam ederken herhangi bir şekilde gelen teklif olduğunda ya açık arttırmaya katılmaya yönlendirmeli ya da teklifi açık arttırma sonlandıktan sonra değerlendirmelidir.

Bu yaptırımlar hem ilgili hesapları hem de ilgili hesaplarda bulunan alan adlarının platformdan süresiz olarak yasaklanmasına kadar üst seviyede olabilmektedir.
Emin olun bu riske girmeye değmez!

Share

Daha Hızlı Alan Adı Satmanın Formülü

Her satış, satışların artmasında birer adımdır. Elbette satışları görüp ‘benim isimlerim neden satılmıyor?’ diye düşünenler olacaktır.
Bunun başlıca sebeplerini bir yazımda belirtmiştim. (Bağlantısı en altta)
Bu başlıca sebeplerin çatı kısmında ise ‘piyasanın gelişimi’ yer almaktadır. Piyasanın gelişimine her alan adı yatırımcısı zamanı doğrultusunda, dilediği boyutta destek verebilmektedir.

Alan adı yatırımcısı piyasanın gelişimine katkıda bulunmak için neler yapabilir?
1- Alan adı satışlarını sosyal ağlar (Facebook, Twitter üzerinden beğeni, paylaşım, RT) ve ikili görüşmeler ile çevresine duyurabilir.
2- Alan adı tecrübelerini sosyal ağlar, bloglar ya da forumlar üzerinden paylaşabilir.
3- Alan adı hakkında içerik üreten sitelere destek olup alan adı hakkındaki yazıları paylaşabilir. (site listesi aşağıda) İçeriğe yorum yaparak etkileşim yaratabilir.
4- Yazılı ve görsel basında alan adları hakkında çıkan haberlerin daha fazla kişiye ulaştırılması için paylaşım.

Alan adı yatırımcılığında zaman alan ve efor gerektiren iki iş vardır:
– Yatırım yapılacak alan adına karar verilmesi ve yatırımın yapılması
– Yatırım yapılan alan adının satışı ve pazarlaması
Ağırlık olarak %50 alım, %50 satış ve pazarlama diyebilirim.
Bu bağlamda çoğu yatırımcının %50’lik yatırım kısmını yapmış fakat %50’lik satış ve pazarlama kısmında çok fazla harekete geçmiş olduğunu söyleyemem. Yani bir ismi alıp, bir köşede satılmasını beklerseniz satış şansınız yüksek değildir.

Kısacası son kullanıcıyı bilinçlendirip satışları arttırarak piyasayı büyütmek adına her alan adı yatırımcısı imkanları doğrultusunda günlük en az 5 dakika ayırmalıdır.

Tecrübeli alan adı yatırımcısı Kıvılcım İstanbulluoğlu‘nun geçtiğimiz ay yayımladığı Satış başlıklı yazıyı da okumanızı tavsiye ederim.

https://www.yildirim.net/alan-adimi-nicin-satamiyorum/

-Alfabetik Liste-
BilgeDomain.com
DomainBulten.com
DomainDoktoru.com
DomainOm.com
R10.net
SeoTurk.com.tr
Webrazzi.com
Yildirim.net

Share

Alan Adımı Niçin Satamıyorum?

Bu konuda bir çok neden sayabiliriz. Fakat benim size aktaracaklarım, sıkça rastlanılan “ortak nedenler”.

Hedef elbette karlı bir şekilde satışı tamamlamak. Fakat hedefe ulaşmak çok kolay olamayabiliyor. “Niçin satılmıyor” sorusunun yanıtını bulmak sizi satışa daha çok yaklaştıracaktır.

Gerçekçi Fiyatlandırma Hataları
Alan adınıza değer biçerken nesnel davranamaz, duygusal bir bağ kurar ve hatalı tespitler yaparsanız gerçekçi bir fiyatlandırma yapmış olmazsınız. Bu da; doğru fiyatlandırma yapana kadar alan adınızı satamayacağınız anlamına gelmektedir.

Pazarlık Yapılamaz Olmanız
Ticaretin doğasında pazarlık vardır. Satıcı olarak alan adını kaç paraya aldığınızı, kaça satmak istediğinizi ve kaç para kar etmek istediğinizi bilmektesiniz fakat alıcıya tek fiyat geçip pazarlığa kendinizi kapatırsanız satış şansınız düşmektedir. Bu durumdan ötürü “Heman Al” satış türlerini pazarlığa açmak için AlanAdlari.com’a “Teklifli Hemen Al” satış türü eklemiştik.
Pazarlığa açık olmak, aklınızdan geçmeyen bir fiyata alan adınızı satmanız lazımdır anlamına getirilmemeli. Elbette kafanızdan geçen rakama satmaya çalışmalısınız fakat potansiyel alıcıları dinlemek ve pazarlığa oturmak satış şansınızı arttıracaktır.

Satış için Doğru Zaman Değildir
Alıcılar satın alım öncesi mutlak bir pazar araştırması yaparlar ki alan adı alımlarında içerisinde oldukları sektörde alan adı aldıkları için zaten pazar durumunu biliyorlardır. Satıcı olarak bunu siz de takip etmelisiniz.
Siz satmak için hazır olabilirsiniz ama piyasa almak için hazır olmayabilir.

Proaktif Değilsinizdir
Alan adınızı satışa çıkarttığınızda eğer daha evvel almak istemiş olan birileri varsa onları bilgilendirmelisiniz. Akabinde potansiyel alıcıları tespit ederek onlara eposta, faks (evet yanlış okumadınız faks. Ülkemizde 2 Milyon KOBİ bulunmakta ve hala faks ile iletişim kurulabilen 10binlerce firma var) ve telefon vasıtasıyla ulaşmalı ve alan adının AlanAdlari.com üzerinden güvenli bir şekilde satın alınabilir olduğunu bildirmelisiniz.
Bunun yanısıra, Twitter, Facebook ve blogunuzdan çevreniz ile paylaşmanızda büyük fayda bulunmaktadır.

Share

Alan Adları Uyuşmazlıklarında Tanımlayıcı (Jenerik) İsim Sorunu

Konuk yazar: Av. Erdem Turan

Daha önce Okan Yıldırım’ın da dile getirmiş olduğu gibi tanımlayıcı (genel) isimlerin (uygulamadaki karşılığı ile jenerik isimler) markasal anlamda kullanılmalarında bir takım sınırlamalar bulunmaktadır. 556 Sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 7/1-c maddesi:  “Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin yapıldığı zamanı gösteren veya malların ve hizmetlerin digger karakteristik özelliklerini belirten işaret ve adlandırmaları münhasıran veya esas unsur olarak içeren markalar” ın tescil edilemeyeceğini net bir biçimde ifade etmiştir.

Benzer sınırlamalar alan adları kullanımı açısından da geçerlidir. Alan adları uyuşmazlıkları çözüm prosedürünü düzenleyen UDRP kurallarına göre de cins (jenerik) isimler ve meslek isimlerinin alan adımı olarak kullanımı bir tecavüze neden olmaz. Dolayısıyla böyle bir durumda marka hakkına dayalı olarak dahi olsa bu alan adının transferine karar verilemez. Bu durum özellikle taraflar ve hakem aynı anadile sahipse geçerlidir. Örneğin cityutilities.com (D2000-0407) kararında aynı zamanda Amerika’da uzun yıllar faaliyet gösteren enerji ve taşımacılık şirketinin unvanı olan alan adını alan şahsın alan adının devri için 75.000.-USD istemesi gibi bir kötü niyet kanıtı olmasına rağmen “cityutilities” kelime grubunun jenerik bir isim olması sebebi ile alan adının transfer talebi reddedilmiştir. (Savaş Bozbel – İnternet Alan Adlarının Korunmasında Icann Usulü – Sf. 67 – Ankara 2006). Aslında böyle olması da son derece doğaldır. Aksi halde toplumda yaygın olarak kullanılan bir takım kelimelerin kullanımının bazı kişi ya da kurumların tekeline bırakılması gibi yanlış bir sonuç doğabilecektir.

Bu bakımdan yildirim.net’te de değinilmiş olan sahibindentekne.com alan adının transfer talebinin reddi kararı son derece önemlidir. Bununla birlikte farklı yönde kararlarla da karşılaşmaktayız. Örneğin aynı markaya ilişkin sahibindenara.com (D2009-0101), sahibindenbak.com (D2010-0556) ve sahibinden-al.com (D2013-0328) alan adlarına ilişkin uyuşmazlıklarda bu alan adlarının şikayetçiye devrine karar verilmiştir.

Bu bağlamda yine tanımlayıcı isim sayılabilecek engelsizbankacilik.com (D2013-0942) ve yine tanımlayıcı isim olarak kabul edilebilecek hepsiburada markasına ilişkin pek çok alan adı transfer kararı mevcuttur. Örneğin hepsiburadaindirimli.com (D2010/0432), hepsiburadakirtasiye.com (D2013-0425) gibi pek çok alan adının şikayetçiye devrine karar verilmiştir.

Ayrıca tanımlayıcı olduğu açık olan meyveciceksepeti.com alan adının dahi transferine karar verilmesi kanaatimce hatalıdır (D2010-0111).

Türkiye ile ilgili olarak bu kararların aksine kararlar da elbette ki mevcuttur. Örneğin paradurumu.com (D2013-2041) alan adının transferine ilişkin talep reddedilmiştir. Şikayet edilen taraf da savunmasını “paradurumu” kelime grubunun jenerik isim olması üzerine kurmuştur. Hakem farklı gerekçelerle birlikte bu alan adı transfer talebini reddetse de kelimenin tanımlayıcı olması da kanaatimce bu kararın verilmesinde oldukça etkili olmuştur.

Elbette ki her somut olay kendi içerisinde ayrıca değerlendirilmelidir. Ancak verilecek kararların birbirleriyle büyük çelişkiler içerisinde olmaması gerektiği de son derece önemlidir. Aksi durum bir alan adına yatırım yapmayı düşünen kişi ya da kuruluşları büyük bir ikilemde bırakabilecektir.

Son olarak, DomainBulten.com’da bahsi geçen 50.000.-USD. Bedel ödenerek Apple Inc. Firmasının almış olduğu “apple.net” alan adı için de bazı görüşlerimi ifade etmek isterim. Olayın hukuki bir karardan çok büyük ölçüde ticari ve son derece mantıklı bir yaklaşım olduğu kanaatindeyim. Çünkü Apple firması zaten bu alan adının transfer prosedürü için belli bir bütçe ayırmak zorundaydı. Bu süreç sonucunda ispatı gereken şartlar yerine getirildiğinde alan adının transferinin sağlanması söz konusu olabilirdi. Ancak bu alan adının bir cins isim (jenerik isim) olarak kabul edilerek veya farklı bir gerekçe ile alan adı transferinin reddine karar verilmesi halinde durum çok farklı olabilecekti. Bu durumda belki de pazarlıklarda konuşulan rakamlar bir anda –Apple firmasının ticari büyüklüğü de düşünüldüğünde- milyon dolarları bulabilecekti. Dolayısı ile Apple yetkilileri hiçbir riske girmeden kendileri için son derece düşük bir bedele bu önemli olan adını satın almış oldular. Yöneticilik bakımından son derece önemli bir başarı olduğu kanaatindeyim.

 

Saygılarımla,
Av. Erdem Turan

Share

Girişimlerde Alan Adının Önemi

Twitter, FourSquare, Zynga, KickStarter, Delicious, SoundCloud, Tumblr, FeedBurner, Clickable, Meetup gibi hepimizin yakından bildiği ve kullandığı birçok girişimin yatırımcısı  Fred WilsonTüketiciler için web hizmetleri oluşturmak ve başlatmak için bir alan adının çok önemli olduğuna inanıyorum. Bu kesinlikle bizlerin yatırım yaparken ya da yatırım sonrası şirketlerle çalışırken üzerinde çok düşündüğümüz bir şey”, diyor. Çok da doğrudur, ama neden bu kadar önemlidir bu “alan adı” meselesi?

İşte ben bu yazıda alan adı meselesinin neden önemli olduğunu anlatmaya çalışacağım. İnternet dünyası, yani dijital âlem, özellikle e-ticaret söz konusu olduğunda hâlâ pek tanıdık bir alan değil. Bu yüzden, dijital dünyayı anlatırken hep yaptığım gibi, dijital örneklemeler yerine gerçek dünyadan gerçek örnekler vermek istiyorum.

İşte bu bağlamda, bir girişimci düşünelim. Girişimcimiz bir bisikletçi olsun mesela. İlk olarak ne yapar? Buyurun, birlikte bakalım:

Girişimci, bisiklet satmak için bir dükkân açmaya karar verir ve ilk adım olarak bisikletleri tedarik edeceği kanalları ayarlar. Sırada dükkânın hangi semt, cadde ve sokakta yer alacağı kararı vardır. Kuşkusuz her girişimci, bulunduğu şehrin en işlek yerinde dükkân açmak ister. Eh, takdir edersiniz ki, işlek bir caddedeki bisikletçinin, ara sokaklarda çalışan bir bisikletçiye göre başarılı olma ihtimali çok daha yüksektir. (Tabii bu ara sokakta açılan dükkânların başarısız olacağı şeklinde algılanmamalı:) Bir caddenin işlek olması, o caddeye insan trafiği sağlayan merkezlerin yakın olması ve kolay ulaşılabilir olmasıyla ilgilidir. İşte, işlek bir caddede yer alan iyi tasarlanmış bir mağazanın dijital ortamdaki karşılığı, doğru seçilmiş, hedefe yönelik jenerik bir alan adıdır.

Ancak girişimcimiz, istekleri bir yana, bütçesi doğrultusunda hareket edip, buna en uygun yeri seçmek zorundadır. Bu bağlamda alan adına, bütçesine göre karar vermek durumundadır. Bütçesi müsaitse “Bisiklet.com” gibi bir alan adı alır ve bisiklet arayan herkesin mutlaka tıklayacağı (yani mağazanın önünden mutlaka geçeceği) bir “dükkân”a sahip olmuş olur. “Bisiklet.com”a erişmesi mümkün değilse, mesela Bisikletci.com, Bisikletim.com da “işlek bir dükkân”dır. Bütçe kısıtlıysa, mesela eBisiklet.com caddenin bir arka sokağında işe başlamak anlamında tercih edilebilir. Girişimcimiz, “ben minimum bütçeyle işe başlayacağım” diyorsa, o zaman 15 TL verip OkanBisiklet.com gibi daraltılmış bir alan adı ile işe başlayabilir. Bu, yine reel dünyadan yola çıkarsak, pek de işlek olmayan bir ara sokakta işini iyi yaparak bilinirliğini artırma hedefine benzer. Bazen hiç de beklemediğiniz bir ara sokakta çok iyi bir bisikletçi bulabilirsiniz tabii ama çoğunluk bisiklet almak için cadde üzerine dizilmiş mağazalara gider.

Ama girişimcimizin fazla üzülmesine de gerek yoktur, çünkü işini büyüttükçe “ara sokaktaki dükkânını” işlek caddeye taşıma, yani mevcut markasına daha fazla trafik çekmek için jenerik bir alan adı alma ve markasına sınıf atlatma imkânı her zaman vardır. Zaten nasıl ki reel dünyada arka sokaktan işlek çarşıya geçmek ana hedefse, dijital alanda da iyi bir alan adı, rekabet açısından son derece stratejik bir hamledir. Çünkü ilerleme hedefi olmayan bir işletme, zamanla rekabet gücünü kaybeder.

Al Ries şöyle der: “Bir marka inşa etmenin yollarından birisi de daha iyi bir isme sahip olmaktır. Tüm diğer faktörler eşitken daha iyi isimli bir marka liderliği kapacaktır.

Bu konuya ilişkin güncel birkaç örnek verelim:

Dropbox, işe GetDropbox ile başlıyor. Yatırım alınca DropBox.com’a geçiyor.

Box, işe Box.net ile başlıyor, büyüyünce Box.com’u yaklaşık 1 milyon dolara satın alıyor.

Del.icio.us yatırımdan sonra Delicious.com’a geçiyor.

Aynı şekilde PlayFourSquare.com ile işine başlayan FourSquare da yatırım sonrası FourSquare.com’u satın alıyor.

Bu alımların ana sebebi ara sokakta olan dükkânı en işlek caddeye taşımaktır.

Peki, işlek caddede yer alan bir dükkân, yani iyi bir alan adı nedir?

İyi bir alan adı, akılda kalıcı, kolay anlaşılır, kısa ve belirleyici olandır. (Tıpkı, reel dünyada kısa, akılda kalıcı marka adlarının tercih edilmesi gibi.) Böylece bilinirlik ve prestij getirerek daha çok müşteri ve kazanç sağlayacaktır. Kullanıcıya güven verecek, satışların artmasına katkıda bulunarak rekabet avantajı sağlayacaktır.

Elbette bazı durumlarda dükkân lokasyonunun pek önemi yoktur. Örneğin Google, ileri derecede teknoloji kullanarak çok önemli bir yenilik getirmiştir ve/veya yüksek sermayeye sahiptir. Bu duruma yerel örnekler de verebiliriz: Trendyol.com, Limango.com gibi.

Alan adı meselesinin önemini, reel olarak kafanızda yeterince canlandırabildiğimi düşünüyorum.

Şimdi gelelim, neden iyi bir alan adına sahip olmamız gerektiğinin bilimsel açıklamasına:

Beynimize gün içerisinde sayısız uyarıcı sayesinde sayısız bilgi giriyor ve çok fazla veri depoluyoruz. Beynimiz, gün içinde karşılaştığı tüm bu uyarıcıların yaydığı bilgilerin hepsini canlı tutsa, kısa zamanda kapasite aşımı yaşar, sağlıksız hale gelir. Bu yüzden, beynimizin sadece ilgimizi çeken, bize şu veya bu şekilde hitap eden şeyleri akılda tutma gibi bir “filtre” özelliği var. Bu sayede, bizler bir alan ile ilgili sınırlı sayıda markayı hatırlayabiliyoruz. Bunlar da, kuşkusuz bir şekilde bizim ilgimizi çeken, ilgi alanımıza giren ürünler oluyor.

Kısa dönem hafıza kapasitemiz 7 ± 2 yani: Mesela size desem ki, “Bana bildiğiniz spor ayakkabı markalarını sayın”, piyasada 300 marka varsa, 10 tanesini ancak sayabilirsiniz. Hatırladıklarınız, ya ilginizi çekmiştir ya da herhangi bir deneyim edinmişsinizdir vb. Hatırlayabildiklerimiz, mesela ayakkabı değil de, avcılık malzemesi gibi spesifik alanlarda daha da azalmaktadır.

Her firmanın hayali, kendi markasını o alanı/ürünü tanımlayan marka haline getirmektir:

Kâğıt mendil dendiğinde Selpak, tıraş bıçağı dendiğinde Gilette, baş ağrısı ilacı için Aspirin, kolalı meşrubat için Coca cola ve kahve dendiğinde Nescafe akla geldiği gibi…

Firmalar bu hedeflerine ulaşmak için ciddi miktarlarda pazarlama (tanıtım, müşteri memnuniyeti vs) harcaması yaparlar. İşte jenerik bir alan adı, işe hayal edilen bu konum ile başlanmasını sağlar. Elbette bu her şey demek değildir ve bu konumda tutunabilmek için muazzam çaba sarf etmek gerekir.

Jack Trout, “Alabileceğimiz en önemli pazarlama kararı bir ürüne koyacağımız isimdir. Pazar payı, ürünün özelliklerinden çok markanın tüketicilerin zihinlerdeki gücü üzerinde yükselir. Uzun vadede bir marka, daha kaliteli bir ürün değil, daha kaliteli bir isimdir” der.

Bu noktaya kadar reel yaşamla dijital alandaki benzerlikleri göstererek ilerledik. Ama dijital alanın, önemli bir avantajı var ki zaten bu özelliği, onu çok kısa sürede tüm dünyada yaygın hale getirdi.

Reel yaşamda bütçesi yetmediği için dilediği yerde dükkân açamayan girişimciler var fakat iş, alan adlarına geldiğinde bu kural tam anlamıyla geçerli değil. Bütçenizin yettiği -ama yine doğru seçilmiş- alan adını alıp işe iyi bir noktadan başlama fırsatınız var. İnternet bunu hepimize sunuyor. Yaptığınız işi akıllıca tasarlayarak, doğru bir mantık ve enerjiyle yürüterek başarılı olma olasılığı, reel hayatta çok düşük ama internette hiç de azımsanmayacak oranda başarı öykülerine rastlıyoruz.

Sonuç mu? Benim girişimcilere tavsiyem şu: Çok küçük paralarla iş kurma imkânı sunan bu alanı, iyi bir fikriniz varsa mutlaka kullanın. Bütçenizin yettiği en iyi alan adı ile girişiminize başlayın ve işinizi büyüttükçe daha iyi bir alan adına terfi etmeyi hedefleyin.

 

Share

Girişimlerin Domaini Ne Olmamalı?

Popüler olan soru aslında tam tersi: “Girişimimin Domaini Ne Olmalı?”

Bunu anlattığım yazılarım olmuştu. Önümüzdeki dönemde daha da derinlere inerek tekrar tekrar üstüne düşeceğim. Fakat ne olmaması gerektiği eminim kafanızda çok daha iyi şekillenecektir.

Öncelikle hatalı seçimlerden örnekler verelim.

  • DogumGunleriPastasi.com olmaz, doğrusu DogumGunuPastasi.com

  • Marangozcu.com olmaz, doğrusu Marangoz.com

  • Finndik.com olmaz, doğrusu Findik.com

  • Depresyonn olmaz, doğrusu Depresyon.com

  • istikl.al olmaz, doğrusu istiklal.com

  • Gumush.com değil, gumus.com

1- İsim uzantı ile birleştirilmemeli: Diğer bir deyişle domain hack kullanılmamalı. Domaininizi istiklal.com yerine istikl.al yaparsanız, sitenizin adını duyduklarında insanların çoğu .com’a gidecektir. Zira bir marka duyulduğunda zihinlerinde ilk beliren uzantı .com’dur. Domain hack kullanan girişimlerin çoğu sonradan isimlerinin .com uzantısını almak zorunda kalmıştır.

2- Markalaştırması zor olan uzantılar olmamalı: .com dışındaki uzantıların markalaşabilitesi .com’a oranla düşüktür. Cümlemi okur okumaz 5 adet .com dışında marka geliyor mu aklınıza? İşte sebebi bu.

3- Eposta sorunu çıkartmamalı: Muracat.com yerine Murac.at aldınız diyelim. info@murac.at domainini telefonda müşterinize nasıl ileteceksiniz? Aynı durum 1 harf ekleyerek türetilen domainler için de geçerli. info@finndik.com, info@iskelee.com gibi adresler mutlak eposta kaybı yaşayacaktır.

4- Terim uydurulmamalı: DogumGunleriPastasi.com gibi bir ismi kullanırsanız, insanların zihinlerinde olmayan bir terimi türetmiş olursunuz. Kullanıcılarınızın önemli bir kısmı bunu DogumGunuPastasi.com algılayacak ve yanlış siteye gidecektir. Benzer şekilde marangozcu, bakkalci, manavci tarzı uydurulmuş durumlarda da önemli trafik kaybı yaşanacaktır.

5- Telaffuz edilemez olmamalı: Radyoya reklam verdiniz ya da tele pazarlama yapıyorsunuz “Fındık nokta kom’da 1 alana 1 bedava”. Bunu duyan finndik.com’a değil findik.com’a gidecektir.

6- Olumsuzluk içermemeli: iftira.com, sahtekar.com vd. güzel isimler olarak gözükse de olumsuzluk taşıdığı için insanlar üzerindeki etkiside olumsuz olacaktır.

7- Hatırlaması zor olmamalı: Kısalık, telaffuz edilebilirlik, terim, jeneriklik vd. etkenler ne kadar doğru seçilirse, hatırlaması o kadar kolay olacaktır. Müşterileriniz gün içerisinde duyduğu domaininizi bilgisayar başına geçtiğinde hala hatırlayabiliyor olmalı.

 

Girişimci olmak, iş kurmak kolay değil. Çok büyük emek istiyor. Tırnaklarınızla inşaa etmeye çalıştığınız girişiminiz için doğru ismi seçmelisiniz. Unutmayın alan adınız, sizin markanızdır. Bütçenizin yettiği en iyi alan adı ile girişiminize başlayın ve işinizi büyütünce daha iyi bir alan adına terfi etmeyi hedefleyin.

Son not: Girişiminiz belli bir yol kat etti ve markalaştı.. Domaininizi yükseltmek tercihiniz olmasa dahi muhtemel rakibinize büyük bir fırsat vermemek için alım yapmalısınız.

 

Share

İyi Seçilmemiş Domain ve Kayıp 1000 Potansiyel Müşterinin Maliyeti

İyi seçilmiş bir domainin bir çok katkısı olduğunu artık tüm girişimciler biliyor. Bugün katkılardan biri olan ve “type-in” ismi verilen trafik türünü anlatmaya çalışacağım.

 

Type-in trafik; Web tarayıcının adres alanına kelime ya da kelime öbeği (boşluksuz ve tiresiz) yazıp sonuna .com ekleme yoluyla oluşan trafiktir.

Örnek vermek gerekirse: battaniye almak istiyorsunuz ve tarayıcı adres barına gelip battaniye yazıp sonuna .com ekleyip siteye giriş yapıyorsunuz. İşte siz type-in trafiksiniz, type-in ziyaretçisiniz 🙂

 

İyi domainlerin az ya da çok mutlaka type-in trafikleri vardır. Tireli (-) domainler type-in trafik alamazlar. Çünkü kelime öbeğini yazarken asla tire kullanmayız.

 

Birkaç sene evvel haberlerde zabıtanın midye üreten bir eve baskınını izlemiştim. Tuvalette bulunan 1 çuval midye sonrası, midyeci “Abi ben yemeyeceğim midyeyi satmam” diyerek midyelerden yemeye başlamıştı. Sağlıklı olduğunu ispat etmeye çalışıyordu. 🙂

Benim için de benzer bir durum söz konusu. Her yerde bangır bangır doğru seçilmiş domain ile işe başlamayı tavsiye ederken benim aksini yapmam inanmadığım, sözlerimin arkasında durmadığım anlamına gelir. Bu bağlamda ortağı olduğum işlerin projelerinde imkanlar dahilinde en iyi domain ile başlamaktayım. Yds.com da buna en güzel örneklerden biri.

 

Başlıkta sözü geçen 1000 potansiyel müşteri kısmına gelelim. Geçtiğimiz aylarda ülkemizde yapılan tüm yerel yabancı dil sınavları tek isim altında toplandı: “YDS”.

Ben de iyi bir yatırım olacağını düşündüğüm için 12,000 USD ödeyerek yds.com’u satın aldım. Aynı zaman da abimin İngilizce Öğretmeni olmasından ötürü projelendirme ihtimalim de bulunuyordu.

Nitekim de öyle oldu 🙂

Birkaç gün evvel site yayına alındı. Elbette hemen trafiği takip etmek için Google Analytics izleme kodunu da yerleştirdik.

Aşağıda 6-14 Ağustos arası trafik kaynaklarından ilk 2 tanesi mevcut. Toplam ziyaretçi 393 bunun 311 tanesi (%79’u) direkt gelmiş. Yani type-in. Sık kullanılanlardan, başka sitelerden, arama motorlarından vs değil.

Ekran Resmi 2013-08-15 03.48.05

Domainimiz ydsXYZ.com tarzı birşey olsaydı aylığa vurduğumuzda 1000 kişiden fazla olan bu bedava trafiği elde edemeyecektik. Bu da kayıp 1000 potansiyel müşteri anlamına geliyor. Hangi girişimci bunu ister ki?

 

Elbette birde işin maliyet yönü var. Google Anahtar Kelime Aracı’ndan yds kelimesine baktığımda Yaklaşık Tık Başı Maliyet (Arama) 0,94 TL görünmekte. Burdan yola çıkarak domainin iyi olmasından kaynaklı type-in trafik sayesinde ayda 1,000 TL ödeyip Google Adwords reklamı ile getirebileceğimiz ziyaretçinin bize maliyeti 0 TL.

 

Yazımı bitirirken birer cümle ile de iki tespit yapayım:

1- Yeni açılan bir sitenin Google’dan aldığı organik hiti de ekran görüntüsünde görmüşsünüzdür. Bunda domainin gücü yadsınamayacak derecede fazla.

2- Bildiğiniz herhangi bir kurs var mı açılır açılmaz kapısından ayda 1000 potansiyel müşteri giren? Hem de bedavaya. Bu da işte bizlere internetin bir nimeti 🙂

 

Sonuç: İşinizi kurarken başlayabileceğiniz en iyi domain ile başlamalısınız. En iyi domain ile başlama imkanınız yoksa imkan yarattığınızda domaininizi iyileştirmelisiniz.

Share

Rekabete Yönelik Stratejik Alan Adı Alımı ve CicekSepeti.com Örneği

Her alan adı alımı strateji kapsamındadır fakat öyle bir nokta vardır ki hayati önem taşıyan alımlar yapmak durumnda kalabilirsiniz.

İşinizi kurarken satın almak isteyip alamadığınız ya da imkanınız varken önemsemeyip almadığınız alan adı ileride işiniz için büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Çünkü o isme sadece 1 kişi/firma sahip olacaktır ve alternatifsizdir.
Elbette o isme sahip olmamanız işinizi büyütemeyeceğiniz anlamına gelmemektedir fakat oldukça önemli bir etkendir. Örneğimiz olan CicekSepeti.com da bu kapsamdadır.

Webrazzi.com’da çıkan habere göre “Cicek.com’un satış fiyatı resmi kayıtlara göre 3.9 milyon TL!

CicekSepeti.com, cicek.com’un yanısıra cicek.net, cicek.org gibi kendi alanındaki isimleri AlanAdlari.com‘dan ya da özel görüşmelerle satın aldı. Bu alımlar tamamen stratejik alımlardı. Ya varolan rakipleri daha fazla büyümeden bünyelerine dahil ederek önlerini kesmek ya da potansiyel rakiplerin satın alarak güçleneceği isimleri alarak bu şansı onlara tanımamak.
Kısacası “Rekabete yönelik stratejil alan adı alımları” yaptılar ve çokta iyi yaptılar. Bu alımlar sadece büyük isimler için değil 100 TL’lik isimler için de yapıldı ve alımlar devam etmekte.

Benzer şekilde YemekSepeti.com da alımlar yapmıştı fakat yemek.net ve yemekler.com gibi önemli isimleri henüz satın almamış olması enteresan bir durum.

Sonuç olarak; İş planınıza bu gibi alımları da dahil etmeniz faydalı olacaktır. İhmal etmemenizi öneririm.

Share

Alexa.com verilerine göre alan adı uzunluk ve uzantı analizi [İnfografik]

Küçük bir analiz yaparak Alexa’nın en dünya sıralamasındaki en çok ziyaret edilen 10.000 sitesinin alan adı uzunluklarını ve uzantılarını araştırdım.

İnfografiğe bakınca üzerine pek yorum yapmak gerek kalmıyor; .com hala krallığını koruyor ve kısa alan adları daha başarılı.

Alexa infografik

Share

2. Domain Etkinliği, Dijital Emlak Piyasası: Alanadlari.com’un Getirecekleri Sunumum

Birincisi Haziran ayında düzenlenen, Yusuf Esenkal‘ın organizatörü olduğu Domain Etkinliği‘nin ikincisi 12 Kasım’da düzenlendi.

Etkinlikte yeni projem AlanAdlari.com‘un getirecekleri konusunda bir sunum yaptım. Ana başlıklar olarak görebileceğiniz sunumumun detaylarını twitter hesabımdan (@yildirimokan) takipçilerimle zaman zaman paylaşacağım. Sorularınız olursa ister bu yazıma yorum olarak ister twitter üzerinden bana iletebilirsiniz.

Share